• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunumvaaz.vaaz

Vaazın Yeni Yüzü

VAAZ

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Mübarek Geceler

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.71435.7372
Euro6.27756.3027
ÖRNEK BİR VAAZ PLANI VE VAAZ DUASI
VAAZ HAZIRLAMA VE SUNMA TEKNİKLERİ

Anasayfa

İbâdet, imanın uygulanması, hak ve doğru kabul edilen esasların günlük hayatta yaşanması olduğundan, Allah katında tâat kabul edilen her davranışın bilfiil uygulanmış, olması gerekir. Gerçek iman kulun kalbine girdiği zaman pratiğe salih amel şeklinde yansır. Allah insanlardan söz söylemelerini değil, sözlerini doğrulayacak salih amel işlemelerini ister. Niyetsiz, sadece görünürde yapılan işler ne olursa olsun, ibâdet sayılmazlar. Niyetsiz yatıp kalkmak namaz olmadığı gibi, niyetsiz aç durmak da oruç değildir. O halde kötü niyetle, veya Allah'a itaat ve yakınlık kastından başka bir maksatla yapılan işler, ibâdet olamazlar.
Allah, biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz noksanlaştırmak suretiyle imtihan edeceğini bildirdikten sonra, "sabredenleri müjdele" buyurmakta ve onların kendilerine bir musîbet dokunduğunda, "biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz" dediklerini haber vermektedir. Böylece Allah, hem insanların musîbet ile karşılaşabileceklerini, hem de musîbetler karşısında nasıl tavır takınmaları gerektiğini bildirmektedir. İlâhî imtihanın dışında, musîbetlerin meydana gelmesinde üç etken daha vardır: İlâhî irade, ilâhî takdir ve insanların davranışları.
09.12.2014
16.05.2014
Bu geceler hürmetine Yüce Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozdurtmasın. Bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikelerden, afetlerden korusun. Bu önemli gecede bir arada huzur içerisinde toplanmamıza vesile olan askerlerimize ve tüm güvenlik güçlerimize kolaylıklar ihsan etsin. Vatan evlatlarımızı hainlerin tuzaklarına düşürmesin. Ümmet-i Muhammed’e iyilikler nasip etsin. Zulüm altında olan Müslüman kardeşlerimize yardım etsin. Dünya ve ahiret huzurunu kazanarak, birlikte yaşadığımız insanların ve özellikle Rabbimizin razı olacağı bir hayat cümlemize nasip etsin.
EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN! Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun Sana yönelenlere hep “gelin, gelin” diyorsun Ey Rab! Bütün kusur ve hatalarımızla beraber müsaade buyur “biz de geldik” diyelim Geldik ve şu mübarek gecede sana, Yolların amansızlığını, Nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını, Bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz
01.05.2014
01.05.2014
Bu dersimizde Regaib kandili münasebetiyle bu gecenin öneminden, bu gece yapmamız gereken ibadet ve taatten, hayır ve hasenattan, özellikle sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV)’in kısa hayatından, yaşayışından, bizlere örnek olacak davranışlarından bahsetmek istiyorum. İnşallah bu vesileyle Allah’ın ihsanına, af ve mağfiretine, lütuf ve inayetine nail oluruz. Bu geceyi ihya etmek suretiyle de Hz Peygamber (SAV)’in şefaatine nail oluruz.
Allah katında zamanların değeri birbirine eşittir. Fakat bazı zamanlarda zuhura gelen ulvî hadiseler, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Recep ayının ilk Cuma gecesine tesadüf eden REGAİB KANDİLİ de bu müstesna zamanlardan biridir. REGAİB, ihsanlar ve bol vergiler manasındadır. Allah’ın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok suçluyu bağışlaması sebebiyle bu geceye REGAİB GECESİ adı verilmiştir. Bu mübarek gece, değerli zamanlardan biridir.
01.05.2014
01.05.2014
"Regâib, Mirâc, Berâat kandilleri gibi gece âleminin tâçları ve zamanın Allah'a en yakın zirveleri ya da O'na açılmanın rıhtımları, limanları, rampaları sayılan o mübarek gün ve gecelerde, gönüller ayrı bir duyarlılıkla parıldar; ruh sonsuza doğru bir başka türlü kanat çırpar; her şey verâların ezelî şiirine dem tutar; her yanı tam bir uhrevîlik büyüsü kaplar; her sîneyi, dillerin ifadeden aciz kaldığı bir naz ve niyaz zemzemesi sarar.
Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza-i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:
01.05.2014
01.05.2014
"Regâib, Mirâc, Berâat kandilleri gibi gece âleminin tâçları ve zamanın Allah'a en yakın zirveleri ya da O'na açılmanın rıhtımları, limanları, rampaları sayılan o mübarek gün ve gecelerde, gönüller ayrı bir duyarlılıkla parıldar; ruh sonsuza doğru bir başka türlü kanat çırpar; her şey verâların ezelî şiirine dem tutar; her yanı tam bir uhrevîlik büyüsü kaplar; her sîneyi, dillerin ifadeden aciz kaldığı bir naz ve niyaz zemzemesi sarar.
Said İbn Cübeyr’den (r.a.) nakledildiğine göre: “Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbn Abbas (r.a.)’yı dinledim şöyle demişti: “Rasulullah (s.a.v) Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz; galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi (ki biz galiba hiç oruç) tutmayacak derdik[7].
18.05.2012
18.05.2012
Regaib Gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü Teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib Gecesi’ni ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalıdır.
O, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. Yepyeni bir dini, yepyeni bir kitabı insanlara tebliğ edecek elçinin, insan olmasını hiç kabullenemeyen müşrikler, kendileri gibi yiyip içen insani vasıflarla mücehhez (1) kendi içlerinden zuhur eden peygambere itaatte oldukça zorlandılar. (2)
18.05.2012
25.11.2011
Değerli müminler, Peygamberimize göre ahlâk herşeydi. O, ahlâka o kadar önem verirdi ki, dinin ne olduğunu soranlara, dinin güzel ahlâktan ibaret olduğunu söylerdi. Hatta ahlâkı güzel olmayanın; konuştuğu zaman yalan söyleyenin, söz verdiği zaman sözünde durmayanın, emanete hıyanet edenin -diğer dinî vecibelerini yerine getirmiş olsa bile- olgun mümin olamayacağını söylerdi. Onun hayatını inceleyenler, onun ne yüksek bir ahlâka sahip olduğunu göreceklerdir. 0, kim olursa olsun, herkese iyi muamele eder, kimseyi incitmez, ayıplamaz ve kırmazdı. Ebû Saîd el Hudrî (r.a.) anlatıyor. "Birgün Bedevilerden biri Peygamberimizden alacağını tahsil etmeye gelmişti. Edep ve terbiye ölçülerini aşarak Peygamberimize kaba ve sert sözler söyledi. Ashab-ı kiram bedevînin bu hareketine kızarak Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun? dediler. Bedevî hiç aldırmadı: Ben hakkımı istemeye geldim, dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz Ashab'a Siz onun tarafından olacaktınız. Çünkü bu adam hakkını istiyor, buyurdu.
İslam dininin girdiği her yerde medeniyetler kuruldu, ilahi adalet dağıtıldı, insanlığa insanlık ve hürriyet öğretildi. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in risaleti, insanlık için adeta bir reçete oldu. Çünkü ilahi nur o risaletteydi. Günahlarımızın affettiricisi, “Sen olmasaydın bu âlemleri yaratmazdım.” Sözünün muhatabı, Hatemü’l-Enbiya, Hatemü’n-Nebiyyin, Nebiyyi’s-Sekaleyn, Habibu’l-lah, Fahr-i alem, Fahr-ı kainat,, Seyyidu’l-murselin, Seyyid-i kainat, Hace-i kainat, Server-i enbiya, Peygamber-i ekber, Resu’l-ullah, biricik insan sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in temiz ruhuna binlerce salat ve selam olsun…
11.12.2016
11.12.2016
Cenabı Allah’ı‎n Kelime-i şehâdet’le göçmeyi nasip ettiği insan imanlı‎ insandı‎r. Ve böyle bir insan, i‏şlediği günahlardan elbette tövbe etmiş‏ veya günahlar‎ı affa uğram‎‏ olur. “Nası‎l yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle diriltilirsiniz." Velhâs‎ıl cennet anahtarı‎ ve parolası olan Kelime-i Şehâdet ile âhirete intikâl edebilmek için onun muhtevâs‎ında bir hayat yaş‏amal‎ıy‎ız. Kelime-i Şehâdet’i hakkı‎yla getirip, anlamını‎ bilip, ona göre davrananlardan olmamı‎zı‎ nasip etsin yüce Allah!
İslam, tüm insanları Allah'a götürme gücüne sahip tek yoldur. Bu dinin esasları, Kur'an' dadır. Kur'an'ın, Peygamber Aleyhisselam' a indiği andan irtihaline kadar süren zaman içinde, İslam'ın nasıl anlaşıldığını ve uygulandığını görebilmek için, vahyin indiği asra bakmalı, onu kendine özgü dünyasında anlayıp bugünkü hayatımıza yeniden katmalıyız. Anlayış açısından Kur'an' a ne kadar yaklaşabilirsek, o nispette İslam'ı hayatımıza katabiliriz.
07.04.2016
07.04.2016
Vahdetin olmadığı bir toplumda tefrikanın zarar ve tehlikeleri açıklanıyor. Allah’a ve Resulüne itaat edilmediği takdirde ihtilaf kaçınılmaz olacaktır. Aranızda bir ihtilaf söz konusu oldu mu, birbirinizle “çekişmeyin” buyuruyor. İhtilafı halletme yoluna gidin, önceki ayette belirtildiği gibi kendi aranızda çözün, “ Aranızdaki düşmanlığı ( kötülüğü) en güzel bir muameleyle defedin”. Eğer halledemezseniz, diğer bir ayette belirttiği gibi Allah ve Resulüne müracaat edilmesi emr ediliyor: ” Ey İman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan ulu-l-emre (idarecilere de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz- Allah’a ve ahret gününe gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Resul’e götürün (onların talimatlarına göre halledin) bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.”
2016 Yılı Kutlu Doğum Haftası konu başlığı vesilesiyle ve konuya hazırlık yapacak arkadaşlarımıza yardımcı olmak maksadıyla Hollanda Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Yusuf Acar "Kardeşlik Ahlakı ve Sorumluluğu" kitabından değerli din gönüllüsü kardeşlerimiz için derlediği yazı metni;
07.04.2016
28.03.2016
Değerli kardeşlerim, Hz. Muhammed son Peygamberdir. Allah Teâlâ Hz. Adem’den itibaren kesin sayılarını ancak kendisinin bildiği pek çok Peygamberler göndermiştir. Peygamberimiz bunların sonuncusudur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: “Muhammed, içinizden her hangi birinizin babası değil, O, Allah’ın elçisi ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.”[
Baş kıbleye gelecek şekilde sağ el sol yanak altında, sol el iki diz arasında, dizler de karın bölgesine bükülü vaziyette yatmak. Bu vaziyette yatınca üstten bakıldığında arapça olarak "MUHAMMED" yazısı görülecektir. Aynı zamanda kıbleye karşı ayak uzatıp da yatanlar sabah kalktıklarında yorgun olarak kalkarkar, sebebi ise ekvatorun kıbleden geçmesidir.
22.12.2015
22.12.2015
 4 
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret1080106
Hava Durumu
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ