• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunumvaaz.vaaz

Vaazın Yeni Yüzü

VAAZ

Anasayfa

Bayramlar kaynaşma günleridir. Günlük hayatın koşuşturmasından bir türlü fırsat bulamadığımız eş dost ziyareti için, fakirleri, yaşlıları kimsesizleri, çocukları sevindirmek için iyi bir fırsat. Sosyal hayatın akıp giden monotonluğunu bir kenara bırakarak komşularla kaynaşmak için iyi bir fırsat. Bu kaynaşmanın daha da sevimli yapılabilmesi için dün hepimize farz olan oruç bugün yasaklanmıştır.
Bayram günleri mutlak ibâdet günü olmadığı gibi, katıksız eğlenme günü de değildir. Bu iki hususu bir arada toplayan günlerdir. Bayramları, ibâdet ve itaatten tecrit edip, sadece oyun, eğlence, zevk ve safâ günü olarak anlamak yanlış olduğu gibi, meşru oyunlardan ve mubah eğlencelerden soyutlayarak sırf bir ibâdet ve itaat günü olarak anlamak da hatalıdır.
16.08.2012
16.08.2012
İslâm kardeşliği soy, sop, ırk, renk, dil, bölge ve asabiyet temelinde bir kardeşlik değildir. Menfaat temelinde bir kardeşlik hiç değildir. Yüce değerler ve yüksek idealler etrafında bir kardeşliktir. İman ve takva ekseninde bir kardeşliktir. Yüce Rabbimizin ifadesiyle “Müminler ancak kardeştirler.” (Hucurat, 49/10).
Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu Teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır. Hadis-i Şerif Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır.. Hadis-i Şerif
08.04.2012
26.09.2014
Kurban bizi alsın ve götürsün bir yakınlık diyarına... Ey yakınlığına muhtaç olduğumuz!... Yoluna kurban olduğumuz… Yakınlığını ver bize… Lebbeyk Allah’ım… Lebbeyk.. Kurbanımızı kabul, dualarımızı makbul eyle…
Kurban ibadeti maddî ve mânevî bütün oluşum ve yönleriyle insanın Allah ile, insanın insanla, insanın kurbanla, insanın kurbanlıkla iletişimini sembolize eden bir ibadettir. Mümin ve Müslümanın yüzünün ak olabilmesi için bu iletişimi akıllı ve şevkli bir hâle dönüştürmesi gerekir.
25.09.2014
25.09.2014
Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını keser. Böylece hem maddi durumu yetersiz olup kurban kesemeyenlere bir şekilde yardımda bulunmuş, hem de Cenab-ı Hakk’a, yaklaşmış olur.
Mekke ve Kabe yeryüzünün hem coğrafik merkezidir, hem de Tevhidin merkezidir. Vahyin beşiği, İslam Peygamberinin yurdu, Üm¬metin kıblesi, İslam'ın ilk defa hayata yansıya¬rak ümmete örnekler sunduğu coğrafyadır Mekke ve şarz kaynağıdır Kabe. İşte hac vasıta¬sıyla müslümanların o kaynağa başvurup, ondan kana kana dolmalarıyla İslam'ın temsil¬cileri olan hacıların şahsında Tevhid yenilenir, neşv ü nema bulur. Hac görevini yapan insanlar, günahlarından arınırlar, tekrar günaha dönmeme kararlılıklarıyla ülkelerine dönerler ve orada daha güzel bir hayatın adamı olmaya çalışırlar.
25.09.2014
31.05.2014
Kerim'deki "Hani bir zamanlar İbrahim'e Kâbe'nin yerini hazırlamış ve ona şöyle demiştik: ..." (Hac, 26) ayetini; veya: "Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber Kâbe'nin temellerini yükseltiyor ve..." ayetini (Bakara, 127) bu konuda delil olarak ileri sürenlerin kastettiği mana şudur: Kâbe'nin yeri Allah Teala'nın ezelî ilminde takdir edilmiştir, dolayısıyla yeri bellidir; ancak Kâbe'nin inşası, İbrahim (a.s.) ile oğlu İsmail (a.s.) tarafından gerçekleştirilmiştir. Tarihi olarak bu zaman diliminden öncesine ait bilgi ve rivayetler Benî İsrâil(Yahûdi ve Hristiyan) kaynaklarından nakledilmektedir ki, kural olarak, bunları ne doğruluyor ne de yalanlıyoruz. En doğrusunu sadece Allah bilir!
Hac, yıllık, dinî, ilmî, politik, diplomatik, ekonomik, sosyal uluslar arası bir kongredir. Onda dünyanın çok değişik yerlerinden gelen seçkin ilim adamları karşılıklı fikir ve görüş alış verisinde bulunur, birbirlerinin çalışmalarından haberdar olurlar. Diplomatik görüşmeler yapılır, yeni stratejiler belirlenir. Hac büyük bir ekonomik Pazar olarak pek çok kişinin para kazandığı, görgüsünü-bilgisini artırdığı büyük bir panayırdır. Müslümanların yetkin ve seçkin kişileri, insanlığın geride bıraktığı bir yılı gözden geçirir ve gelecek bir yıla dair plan ve programlar yapar, birbirlerine yararlı tavsiyelerde bulunurlar.
31.05.2014
31.05.2014
İslâm’da ümmet kavramı ilk defa Hz. Peygamber(s.) tarafından Medine’de oluşturulan ilk sosyal/ politik birliktelik için kullanılmıştı. Burada ümmet, o gün Medine’de yaşayan, bir ana çerçevede yer alan ve Medine’nin ortak savunmasına katılacak olan (Yahudi, Hıristiyan gibi) farklı beşeri unsurları da içine alan bir anlama sahipti. Daha açık bir nitelemede bulunmak gerekirse bu, Hz. Peygamber’in(s.) inisiyatifinde kurulmuş bir “Medine Ümmeti” idi. Daha sonraki şartlar, bu sosyal/ politik birlikteliği ayrıştırdı; Müslümanlar ayrı bir ümmet haline geldi. Zamanla ümmet kavramı Müslüman kitleyi anlatmada o kadar özdeşleştirilerek kullanıldı ki ümmet kelimesi tek başına da bir mensubiyet duygusuyla birbirine bağlı Müslümanlar birliği anlamına geldi.
Rasulüllah (s.a.s.) veda haccı hutbesinde bu ortak değere dikkat çekerek şöyle buyurmuştu: “Ey insanlar! Bilesiniz ki Rabbiniz birdir, babanız birdir. Bilesiniz ki Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap olana üstünlüğü yoktur. Kırmızı derilinin siyah deriliye, siyah derilinin kırmızı deriliye takvadan başka bir sebeple üstünlüğü olamaz. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 411.) Hadisin getirdiği istisna, başkalarına kaşı üstünlük elde etme yolunun takva yani Allah’a karşı gelmekten sakınmak bilinci olduğunu söylüyor. Bu bilinç aslında İslam’ın telkin ettiği eşitlik bilincinin de temelini oluşturur. Mutlak üstün Allah olunca, O’nun yarattıklarının kendi aralarında üstünlük vehmini yaşamaları takva bilincine aykırı düşer.
31.05.2014
31.05.2014
Dinimizde akıldan geçen düşüncelerin ve kalpteki niyetlerin büyük önem taşıdığını bilmek gerekir. Bugün bilim ispat etmiştir ki, insana mahsus iki tür düşünce (dalga) vardır: Pozitif düşünceler, negatif düşünceler… Yine bugün bilinmektedir ki, pozitif düşünceler, hayra ve negatif düşünceler şerre açılan birer kapı durumundadırlar. Bilimin bu sonuçlarını yüz yıllar öncesinden dinimiz birer esas olarak bize bildirmiştir.
Nasihat kelimesi, bildiğimiz manasının yanında “bir şeyi veya bir kimseyi içten sevmek, gönülden bağlanmak, sadakat ve samimiyet göstermek, arı, duru ve saf olmak” gibi manalar için de kullanılır. Yani kısaca samimiyet demektir. “Din nasihattir.” hadis-i şerifinde de bu anlamda kullanılmıştır.
27.03.2014
27.03.2014
Yapmış olduğumuz uğraşlarımızın karşılığını niyetlerimize göre elde edeceğiz. Kimi dünyasını ve ahiretini hüsran edecek, kimi her ikisini birden cennet edecek. Kimi riyakar davranışlarıyla kendini perişan edecek, kimi samimiyetle çalışıp kendini mesut edecek. Kimi Rabbini, kendisinin murakebe altında olduğunu unutup ikiyüzlülükle davranacak ve nihayetinde kaybedenlerden olacak, kimi Rabbinin kendisiyle beraber olduğunu, hatta şah damarından daha yakın olduğunu bilecek ve nihayetinde ihlasla kazananlardan olacak.
İslâm hukukçuları da hayatı tehdit eden açlık zarureti karşısında kalan kimsenin ölü insan eti bile yiyebileceğini, tedavi maksadıyla haram ve necis şeyleri kullanabileceğini, kemik, diş, kan gibi insan parçalarıyla tedavi olabileceğini yavruyu kurtarmak için ölen annenin karnının yarılabileceğini, yutulmuş mücevher gibi değerli bir malı çıkarmak için ölünün karnının açılabileceğini belirtmişlerdir.
27.03.2014
27.02.2014
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, herkesin merak ettiği ve bir çok insanın kaygılı olduğu organ nakli konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Bilgileri yenileyen, pekiştiren, hatırlatan, önemli nokta/an öne çıkaran; bir çalışma sonucunu açıklayan; laboratuvar araştırmalarını sunan, anket sonuçlarını ifade eden; önemli olay ve olguları dile getirmek üzere yapılan konuşmalara sunum adı verilir. Sunumda amaç; bilgileri yenileme, araştırma ve anket sonuçlarını değerlendirme, bilime katkıda bulunmadır. Sunumlarda dinleyici kitlesinin, konuya ilgi duyan kişilerden oluşur ve sunumda eldeki teknik imkânlardan yararlanmaya özen gösterilir.
27.02.2014
19.01.2014
Vaazda birinci mesele niyetin yani gayenin sağlam ve isabetli olmasıdır. Bir vaiz, Allah'ın dinini, O'nun adına anlatıyor olduğu bilincinde olmalı, bir kişiye daha olsun, hakikati anlatma niyeti taşımalıdır. Beğenilme ve yaranma duygusunu kalbinden kazımalıdır.
Bu çalışmada İslâm'ın son Peygamberi1 Hz. Muhammed'in Medine'ye Hicret etmesinden sonra, Müslüman ve Müslüman olmayan kesimler arasında oluşturduğu insan haklarının korunmasına yönelik ilk sözleşme belgesi, bu belgede yer alan maddeler ve daha sonra da Vedâ Hutbesinde ele alınan konular üzerinde durularak, Müslümanların insan hakları alanındaki ilk uygulamaları değerlendirilmeye çalışılmakta ve günümüzdeki yansımaları irdelenmektedir.
18.01.2014
29.03.2015
 4 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam121
Toplam Ziyaret952946
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 30° 21°
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ