• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunumvaaz.vaaz
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Mübarek Geceler

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
ÖRNEK BİR VAAZ PLANI VE VAAZ DUASI
VAAZ HAZIRLAMA VE SUNMA TEKNİKLERİ

Anasayfa



O, hayal ile alışverişini kesen, her ne demişse görüp de söyleyen, hakikatin peşinde koşan, toplumdaki bütün sosyal, siyasî, ekonomik olayları “fotograf realizmi” denilebilecek bir gerçekçilikle anlatan ve bunlara çözüm yolları arayan ve üreten, kurtuluşumuzun ancak, İslâm’ın dupduru yaşandığı asr–ı saadet’e dönmekle ve İslâm’ı, asrımızın şartları içinde yeniden yorumlamakla olacağını vurgulayan ve bunu “asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” diye formülüze eden büyük bir şâir olmuştur.
İslâmî kardeşliğin perçinlendiği bu mübarek günler, müslümanların sevinç ve mutluluk günleridir. Nitekim Hz. Peygamber Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman, Medinelilerin iki bayramı olduğunu öğrendi. Medineliler bu bayramlarında oyun oynar ve eğlenirlerdi. Bu durumu gören Hz. Peygamber Allah Teâlâ size kutladığınız bu iki bayrama bedel olarak daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban bayramını lûtuf olarak vermiştir. "
07.03.2013
17.08.2012
Bir akşam vakti Hz. İbrahim’in yaşadığı memleketten geçen yaşlı bir yolcu, misafir olup geceyi geçirebileceği bir ev arar. Hz. İbrahim’in kapısını çalar ve kendisini misafir edip edemeyeceğini sorar. Yolcu seksen yaşlarındadır ve Müslüman değildir. Hz. İbrahim ise kapısını çalan bu insanı bu vesile ile Hak yoluna davet etmeyi düşünür ve müslüman olması şartı ile misafir olarak ağırlayabileceğini söyler. Adam kızar şartlı kabulü reddeder ve akşamüzeri yoluna devam eder.
Ramazan bayramında yapılması vâcib olan fıtır sadakası vermek, bayram namazı kılmak gibi ibadetlerin yanında sünnet, müstehab olanları da vardır. Ramazan'ın ilk gününde oruç tutmak ise haramdır.
17.08.2012
17.08.2012
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer müslümana haramdır. Allah sizin suretlerinize ve kalıplarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar.
İmam-ı Azam iyi bir hoca olmasının yanında zengin bir tüccar idi. Ders esnasında kendisine bir haber geliyor ve Efendim, sizin malları getiren gemi Basra körfezinde batmış” diyorlar. İmam, “elhamdülillah” diyor. Daha sonra “Efendim, batan gemi sizin malları taşıyan gemi değilmiş” diyorlar yine “elhamdülillah” diyor. İkisine de elhamdülillah demenizin sebebi nedir diye soruyor öğrencileri.
16.08.2012
16.08.2012
Bayramlar kaynaşma günleridir. Günlük hayatın koşuşturmasından bir türlü fırsat bulamadığımız eş dost ziyareti için, fakirleri, yaşlıları kimsesizleri, çocukları sevindirmek için iyi bir fırsat. Sosyal hayatın akıp giden monotonluğunu bir kenara bırakarak komşularla kaynaşmak için iyi bir fırsat. Bu kaynaşmanın daha da sevimli yapılabilmesi için dün hepimize farz olan oruç bugün yasaklanmıştır.
Bayram günleri mutlak ibâdet günü olmadığı gibi, katıksız eğlenme günü de değildir. Bu iki hususu bir arada toplayan günlerdir. Bayramları, ibâdet ve itaatten tecrit edip, sadece oyun, eğlence, zevk ve safâ günü olarak anlamak yanlış olduğu gibi, meşru oyunlardan ve mubah eğlencelerden soyutlayarak sırf bir ibâdet ve itaat günü olarak anlamak da hatalıdır.
16.08.2012
16.08.2012
İslâm kardeşliği soy, sop, ırk, renk, dil, bölge ve asabiyet temelinde bir kardeşlik değildir. Menfaat temelinde bir kardeşlik hiç değildir. Yüce değerler ve yüksek idealler etrafında bir kardeşliktir. İman ve takva ekseninde bir kardeşliktir. Yüce Rabbimizin ifadesiyle “Müminler ancak kardeştirler.” (Hucurat, 49/10).
Peygamberimizin Muhacir ve Ensar arasında tesis ettiği bu kardeşlik, Medine’nin tümüne yayıldı. Araplar arasında o zamanlar çok yaygın olan kabilecilik ve ırkçılık anlayışı, bu kardeşlik anlayışı karşısında erimiş, örnek bir toplum ortaya çıkmıştı. Bu uygulama, Medine’de çeşitli kabilelerin birbiriyle kaynaşmasına, aralarında uyumun oluşmasına; karakter zayıflığı, cimrilik, fedakârlıktan kaçınma gibi yanlış anlayışların toplumdan uzaklaşmasına yardımcı oluyordu. Bu eşsiz yardımlaşma ve dayanışma o günün insanlarına ve ondan sonra gelecek insanlara da istifade edilecek güzel bir örnek oldu.
08.04.2012
07.04.2012
Hicret hadisesi, İslâm tarihinde dinin tebliğ ve talimindeki önemi, Müslümanların dinî hayatlarını idamede yeni bir dönemin açılması bakımından bir dönüm noktası olma niteliği taşır. İslâm dini hicret sayesinde, hür bir ortamda gelişme, yayılma; fert, aile ve toplum hayatında uygulanma imkanına kavuştu. Medine'de on yıllık bir süre zarfında tamamlanarak, İslâm toplumunun inşasında başlangıç olması yönüyle de ayrı bir öneme haizdir. Genel anlamının dışında hicret, Hz. Peygamber ve Mekkeli Müslümanların Medine'ye göçünü ifade ettiği gibi, hicri takvimin de başlangıcı olmuştur. Hicret terimine yüklenen bu anlamların dışında "Allah'ın yasakladığı kötülük ve günahları terketme" şeklinde tarif edildiği de olmuştur. Hicretin ahlâk ve zühdle olan yönüne işaret eden ayet ve hadisleri gözönüne alan bir kısım mutasavvıflar ise hicrete "Nefsi terbiye etmek maksadıyla manevî yolculuğa çıkmak; kalben ve zihnen masivayı terk etmek" demişlerdir (1)
İslâm'da hiç bir şey putlaştırılamaz, isterse, bu içinde doğup büyüdüğümüz, yakınlarımızın malımızın, ticaretimizin, acı tatlı her türlü hatıralarımızın ve daha nice güzel şeylerimizin bulunduğu yer olsun. Müslüman nerede inancını yaşayabiliyorsa, vatanı orasıdır. "Kişinin bulunduğu memlekette yalnız Allah'a ibadet etmek kolay olmaz; dinini açığa vurmakta zorluklarla karşılaşır, daralırsa, orada bağlanıp kalmamalı, ibadetlerini serbest yapabileceği yere gitmelidir. Hicret edip o darlıktan genişliğe çıkmak için ne gerekiyorsa yapmak ve Allah'a kulluk etmek mü'minin prensibi olmalıdır"
25.11.2011
25.11.2011
Habeşistan'a hicret, Mekke'deki Müslüman potansiyelinin tamamen varlığını yitirdiği anlamına gelmiyordu. Her şeyden önce Hz. Peygamber, bütün engellemelere rağmen tebliğ vazifesini yerine getiriyordu. Sonra, Habeşistan'a hicret etmeyip Hz. Peygamber'le birlikte kalan müslümanlar vardı. Dahası, çok geçmeden Hz. Hamza ve Hz. Ömer gibi iki etkili ismin Müslüman olması, Mekke'de İslâm'ın yayılışını daha da hızlandırdı. Ancak bu gelişmeler, müşriklerin baskılarını azaltmadı, bilakis daha da artırdı. Bunun sonucu olarak Hz. Peygamber ve Müslümanları yaklaşık üç sene süreyle bir mahalleye (Şi'bu Ebi Talib) hapsederek toplumla ilişkilerini kesmeye çalıştılar.
Bilindiği üzere eski adı Yesrib olan Medine, İslâm'ın doğduğu ve Hz. Peygamber'in hicret ettiği sıralarda Hicaz bölgesinin önemli yerleşim merkezlerinden biriydi. Medine kelimesi aslında büyük kasaba ve şehir manasına gelen bir cins isimdir. Yesrib adı "fesat" anlamına gelen bir kökten geldiği için Hz. Peygamber hicretten sonra buraya hoş ve güzel anlamına gelen Tâbe veya Taybe unvanlarını vermiştir. Daha sonra Medine diye isimlendirilmiştir.
25.11.2011
25.11.2011
Hicrette Müslümanların gösterdikleri fedakârlıkların hiçbir sınırı yoktu. Buna ikinci müşahhas örnek olarak Ebu Seleme'nin yaşadıklarını verebiliriz. Müşrikler tarafından karısının ve oğlunun hicretten alıkonulmalarına rağmen onun hicretine engel olunamamıştı. Çünkü Ashab-ı kiramın imanlarının gücü, onların Allah Resûlüne bağlılıkları; menfaatlerinden, ticarî kârlarından ve diğer ilişkilerinden daha üstün gelmiş, imtihanı başarı ile geçmişlerdi.
Ey!. Mübârek Medîne, Fahri Âlem beldesi, Kardeşliğin, barışın, adâletin simgesi, Çınlasın göklerinde, salât üs selâm sesi.
25.11.2011
23.11.2011
Hicret bütün peygamberlerin ve onlara iman eden insanların ortak kaderidir. Allah peygamberleri ve onlara iman eden mü'minler kafirler tarafından hicret edilmeye zorlanmışlar, onlar da imanları uğruna vatanlarını yurtlarını bırakıp hicret etmişlerdir.
Yüce Peygamberimiz, en sevdiği dostu Hz. Ebû Bekir'in kendisi için hazırladığı deveye ücretini ödemeden binmeyeceğini söylemesi bizim için önemli bir uyarıdır. Din uğruna dindarlık uğruna geçimini başkalarına yükleyen kimseler bunu kulaklarına küpe etmelidirler. Dindarlıklarını başkalarına para ile satmamalıdırlar. İşte Peygamberimiz, işte Hz. Ebû Bekir.
23.11.2011
23.11.2011
Peygamberimiz (sav), "İlim öğreneni Allah ummadığı yerden rızıklandırır" buyurmuştur. Şeytan gelecek endişesi ile insanları korkutarak dünyaya daldırmak suretiyle ilim yolundan alıkoymaya çalışabilir. Oysa Allah (cc) yolunda İlim öğrenmeye çalışanın hem dünyası hem ahireti Cenab-ı Hak’kın koruması altındadır. "Her kim ilim tahsil için yola çıkarsa, bu yüzden Allah ona cennete girecek yolu kolaylaştırır." (Müslim) "İslamiyet’i yaşatmak için okurken ölen kimse ile, Peygamberler arasında bir derecelik fark vardır." (Darimi)
Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu Teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır. Hadis-i Şerif Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır.. Hadis-i Şerif
15.12.2016
26.09.2014
 3 
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi20
Bugün Toplam1340
Toplam Ziyaret1177395
Hava Durumu
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ