• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunumvaaz.vaaz
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Mübarek Geceler

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.69245.7152
Euro6.29836.3235
ÖRNEK BİR VAAZ PLANI VE VAAZ DUASI
VAAZ HAZIRLAMA VE SUNMA TEKNİKLERİ
CAMİ VE KADIN &GÜLSÜM SEZEN (VAİZ)
Cami ve Kadın
16/04/2012

Cami ve kadın deyince, derin düşüncelere dalmamak mümkün değil...Cami ne ifade ediyor kadın için? Aslında ne ifade etmelidir? Saadet asrında, Efendimiz (s.a.v.)’ın kutlu çağında ne idi?

Bu sorulara bulunan cevaplar acaba camiyle kadını yakınlaştırır mı?… bilemiyorum.  Ama iyi biliyorum ki, kadın camiye yaklaşmalı, caminin içine girmelidir. Hadis-i Şerifte verilen isimle “Allah’ın kadın kulları” bu  “kul kimliğini” cami duvarları arasında bulmalıdır.

Yüzyıllardan gelen bir alışkanlık ve aslında olmayan görünmez yasaklar dolayısıyla kadınlar hep camiden uzak dururlar. Yılda bir kez teravihler hariç... Genellikle perdelerle ve bazı yerlerde duvarlarla erkekler bölümünden ayrılan kadınlar, orada kendilerini ibadetten de, sohbetten de, okunan Kur’an-ı Kerim’i dinlemekten de pek bir uzak hissederler ve yavaş yavaş orada kendilerini ilgilendirmeyen bir iş yapılıyor hissiyatı, onları sarar. Sohbet koyulaşır, çoluk çocuk oyuna dalar.Bu gürültü erkek cemaati pek rahatsız ettiği için “şu kadınları da camiye sokmayın” sesleri duyulmaya başlar. O sırada müezzinin namaz vaktini haber veren sesiyle biraz toparlanılır, yaşlı hanımlar “şşt” sesleriyle etrafı uyarır ve kadın bu hengame arasında yine de “huşu” içerisinde namazını kılmaya çalışır.

Bu, kadınlar için, Ramazan’ın hoş enstantanelerinden biridir. Normal  zamanlarda gidilemeyen Allah’ın evinde, hem de topluca ibadetin manevi zevkini yaşamak için camiye koşa koşa gidilir.  Çoluk çocuk gitmeye cesaret edenler ayıplansa da yine gidilir. Gündüzleri  mukabele, akşamları teravih derken mübarek ramazan çok çabuk geçer.Ramazan’ın bitmesiyle camiyle kadının ilişkisi de kesilir.

Haftada bir gün sohbet olan camilere de ne kadar çağırırsanız çağırın iltifat eden az olur. Umumiyetle evde fazla işi olmayan yaşlı hanımlar gelir. Gençler çocuklarıyla birlikte gelmeye cesaret ederse bile yaşlılar tarafından bir kaç vaazda azarlandıktan sonra  onlar da camide işleri olmadığını anlar ve bir daha uğramazlar.

Kadınlar camiye sık sık gelseler olmaz mı? Vakit namazlarını da cemaatle kılsalar?... Dini bilgileri öğrenseler ve cemaat olarak dini hayata geçirmenin lezzetini yaşasalar… Allah (c.c.), kadını hiç bir konuda ayrıma tabii tutmadığı halde, kadını camiden uzaklaştıran ne? Vaizliğe başladığımdan beri bu sorularla meşgul oluyorum. Kadınların camiyle ilişkisini gözlüyorum. Daha iyi olması için ne yapılabilir? diye düşünüyorum.

Kadınların camiye gitmesine tembellik, ibadete önem vermeme, camide yapılan ibadetin sevabını bilmeme veya sosyal ortamların çeşitliliği gibi etkenlerin de engel olup olmadığı araştırılabilir. Doğruluğu tartışılır olsa da medyadan dini bilgiye ulaşmak da kolaylaşmıştır. Ancak, yüzyıllardır İslam toplumlarının geleneğinde kadının cami de dahil, sokağa çıkması hoş karşılanmamıştır. Mecburen dışarı çıkan kadın için, camiye gitmek oldukça lüks sayılır. Bunun yanı sıra kadına doğrudan yasak getirilmese bile, camiye gidip gelirken fitne çıkarırsın, bir erkeğin namazının bozulmasına sebep olabilirsin, günaha girersin şeklinde öğretilerle, manevi yasaklama getirilmiştir. Kadına küçüklüğünden itibaren kadın için en faziletli namazın evinin en gizli köşesinde kılınan namaz olduğu öğretilmiştir. Gizli köşelere çekilen namazın terki de pek kolaylaşmıştır. Cemaatle namazın sağlayacağı sosyal gelişimlerini de tamamen din dışı ortamlardan temin etmeleri söz konusu olmuştur.

İşin bir başka boyutu da camilerde yeterli, hava alan, temiz kadınlar bölümünün, abdest hanenin bulunmayışı. Bizim selatin camilerimizde kadınlar bölümü çoğunlukla yoktur. Tabii bu da toplumsal yasaklamanın eseri... Gerçek şu ki, asr-ı saadette de kadınlar bölümü yokmuş; fakat farklı bir nedenle: Kadınlar erkeklerin arkasında kılarlarmış.

Yolculukta iken, yolda durup namaz kılmak istediğimizde; camilerimizde, umumiyetle kadınlar için abdest hane yok veya varsa da özenle kilitlenmiş buluyoruz. Açtıracak bir görevli de bulamazsak, birimiz kapıda beklerken birimiz erkekler bölümünde nöbetleşe abdest alıyoruz. Bu şartlarda namazı kazaya bırakmamak için, ciddi bir mücadeleyi göze almak gerek. Aramızda latife olarak bazen diyoruz ki, “Bu şartlarda kadının camiye gitmesi 27 kat değil herhalde çok çok daha fazla sevap!” Ancak çoğu kadın da maalesef bu çetin mücadeleyi göze alamayıp kazaya bırakmayı yeğliyor.

Asr-ı Saadet’e baktığımızda manzara çok farklı görünüyor. Ağlayan bebekle annesi ilgilenebilsin diye, namazı kısa surelerle kıldıran Rahmet Peygamberinin terbiyesinde, kadın – erkek, çoluk çocuk herkes namazları camide cemaatle kılarmış. Cuma ve bayram namazları da dahil…

Efendimiz (s.a.v.), bayram namazlarına kadınların ve çocukların da katılmalarını ister, erkeklerle bayramlaştıktan sonra kadınların yanına gider onlarla da bayramlaşırmış. Kimse suçluluk duygusu yaşamadan rahat rahat camiye girer, namazını kılar, dinlenir, zikirle meşgul olur, sohbet eder, hatta ticari anlaşmalar bile bağlanırmış. Orada ibadetlerini yapabildikleri gibi, devlet işlerini de mahkeme işlerini de gören Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e kadınlar da rahatlıkla sorularını sorar cevaplarını da zevkle dinlerlermiş. Hane-i Saadetleri de mescide açıldığı için Efendimiz (s.a.v.)’in eşleri de değil beş vakit, 24 saat çoluk çocukla berber hep mescidin içindelermiş.

Namaz cemaatle kılınırken erkekler önde, çocuklar onların arkasında, kadınlarda onların arkasında namaz kılarmış. Kalın perde veya duvarlar yokmuş. Kadınlar da toplumdan soyutlanmadıkları için, kimse kadınların gürültüsünden şikayet etmezmiş. Bir defa Hz. Ömer, Efendimiz (s.a.v.)e gelerek kadınların camiye gelmekten menedilmesini rica etmişse de Sevgili Peygamberimiz “Hiçbiriniz Allah’ın kadın kullarını Allah’ın evinden menetmeyiniz” cevabını almıştır.

Efendimiz (s.a.v.)’in vefatından sonra da bu böyle devam etmiş. Kadınların camiye gitmelerini yine yasaklamak isteyen Hz. Ömer’e, önce kendi eşi karşı çıkmış ve “Hz. Peygamber (s.a.v.)’in izin verdiği bir şeyden sen kadınları mahrum edemezsin” diye eşine karşı çıkmıştır.

Ancak ne olduysa sonraki asırlarda olmuş ve “kadının sokakta işi ne?” anlayışı “kadının camide işi ne?” anlayışına dönüşüvermiş. Cahiliye anlayışları yavaş yavaş İslam toplumlarına hakim olmuştur. Elbette toplumların zihninden yerleşmiş önyargıları kaldırıp atabilmek çok zor. Ancak bu zor görev yine biz din hizmetlilerine düşüyor.

Acaba “camide konuşulmaz” yerine “camide sohbet edilir” yargısını yaysak? Kadınlar soyutlanmayıp da dini bilgileri öğrenmenin onları da ilgilendirdiğini görüp yaşayarak anlasalar. Anlamadıkları konuyu kalkıp veya kalkmadan hoca efendiye sorabilseler.  Bu yüzden onlara azarlayarak değil takdirle baksalar. Tıpkı Efendimiz (s.a.v.)’e soru soran Ensar kadını gibi… Hz. Aişe onun için takdirlerini bildirmiş ve “Bu Ensar kadınları ne kıymetlidir.  Hayaları (utangaçlıkları) dinlerini öğrenmelerine mani olmadı!” demiştir. Hz. Ömer’i cemaatin önünde “Sen Allah’ın verdiği bir hak olan mehirlerimizi kısıtlayamasın Ya Halife!” diyen kadını Hz.Ömer’in “Bir kadın Ömer’i doğrulttu” diyerek takdir etmesi gibi…

Yine camilerimiz kadın erkek herkes için ilim meclisi olsa… Kadınlar toplantı ve günlerini camide yapsalar? O toplantılar dini bir şuurla karışsa ve kimse konuşup sohbet edilmesine kızmasa… Camide oturmanın dahi ibadet olduğu şuuru canlansa da, kadın her hafta daha çok vaktini, her gün daha çok vaktini camide geçirmek istese… Camilerimiz artık “emekli erkekler kulübü” olmaktan çıksa, kadınlar içeride sohbet veya ibadet ederken çocukları da caminin bahçesinde cıvıldaşsa… İmkan bulabilen kadınlar da Cuma namazı kılıp hutbeden istifade etse... Bayramlarda hemcinsleri konu komşuyla bayramlaşma törenlerine katılabilseler...

Bütün bunlar Sevgili Peygamberimizin teşvik ettiği hususlardır. Mekke’de Harem-i Şerifte dünyanın her yerinden gelen kadın erkek Müslümanlar beraberce ibadetlerini yapabilmektedirler. Özellikle Amerika gibi müslümanların sayısının az olduğu memleketlerde, kadın erkek, çoluk çocuk Cuma namazlarını birlikte kılıyor, hutbeyi dinliyorlar. Vakit namazlarında bir kısıtlama yoktur ve müslümanlar kardeşlik, birlik beraberlik şuurunu camiide elde etmektedirler.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın son yıllarda konuya önemle eğilmesi üzerine camiilerde kadınlar için abdesthane yapılması, kadın bölümlerinden kalın perdelerin kaldırılması, kadın bölümlerinin havadar geniş ve temiz bulundurulması gibi iyileştirmeler bir miktar yaşanmaktadır. Ancak henüz yolun başındayız ve kadınların da cemaatle namaza teşvik edilmeleri gerekmektedir.

Öyle inanıyorum ki,  biz bayan din görevlilerinin haftalık vaazları, cami kadın ilişkisinin sıcaklaşmasında önemli bir adımdır. Daha da etkili bir çalışma Kur’an kursu öğreticilerimizin yetiştirdikleri talebelerle sık sık cami ortamında bir araya gelmeleri olacaktır. Cami dışında yaptığımız hizmetler de kadının camiye yaklaşmasına vesile olmalıdır.  

Kadınlar cemaatle namaza katılmak suretiyle, dini bilgilerini artıracak, dünya görüşleri genişleyecek, evlerine ve eşlerine daha faydalı olacaklardır. Çocukların namaza alıştırılması gibi önemli ve zor bir görev bu şekilde kolayca halledilecektir. Tamamen dini bir ortamda sosyalleşen kadın, gereksiz ve lüzumsuz birçok uğraştan, günaha sürükleyen ortamlardan da uzaklaşacaktır.

Camiler Allah’ın evleridir ve Allah (c.c.) kendi evinden hiçbir kulunu mahrum bırakmayacağı için, hiç kimsenin ve hiçbir toplumsal baskının da insanları camiden uzak tutmaya hakkı olmamalıdır.

Benim ülkemde, kadın erkek çoluk çocuk herkes camiden yeterince faydalanmalı ve bol paralar harcanarak inşa edilen camilerimiz de günün her saati cıvıl cıvıl insanlarla dolup taşmalı; gerçek manada inşa olmalıdır. Toplumun inşası da camide gerçekleşmeli, kadın kul kimliğini camide kazanmalıdır.

Gülsüm Sezen- VAİZ

  
9771 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1108220
Hava Durumu
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ