VAAZ

Anasayfa

  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
 
 
Değerli kardeşlerim, Hz. Muhammed son Peygamberdir. Allah Teâlâ Hz. Adem’den itibaren kesin sayılarını ancak kendisinin bildiği pek çok Peygamberler göndermiştir. Peygamberimiz bunların sonuncusudur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: “Muhammed, içinizden her hangi birinizin babası değil, O, Allah’ın elçisi ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.”[
Baş kıbleye gelecek şekilde sağ el sol yanak altında, sol el iki diz arasında, dizler de karın bölgesine bükülü vaziyette yatmak. Bu vaziyette yatınca üstten bakıldığında arapça olarak "MUHAMMED" yazısı görülecektir. Aynı zamanda kıbleye karşı ayak uzatıp da yatanlar sabah kalktıklarında yorgun olarak kalkarkar, sebebi ise ekvatorun kıbleden geçmesidir.
22.12.2015
22.12.2015
EyKainatın yegane sahibi yüce rabbimiz! Hz. Peygamber s.a.v in kainatı sevince boğan doğum günü hürmetine ülkemizdeki ve islamalemindeki bütün mü’minleri birbirlerine kenetle, birlik kardeşlik ihsan eyle. Müslüman olmayan milletlerin tuzağına düşerek birçok İslam ülkesinde din kardeşlerimiz birbirlerini öldürüyor, Bu kardeşlerimize şuur, ve gerçek iman nasip eyle.
Ebu Hüreyre (r.a.), "Hz. Peygamber (s.a.s.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz"
22.12.2015
22.12.2015
Mevlid cemiyetlerinde yaşanan deruni haller o kadar güçlü bir şekilde insanlara tesir etıniştir ki, kandillerin dışında başka vesileler bularak bu lahun atmosferin tekrar teneffüs edilmesine zemin hazırlamışlardır. Söz konusu vesilelerden biri de bütün toplumu ilgilendiren ve hayabn ayrılmaz bir parçası olan gaza, savaş ve ona bağlı olarak gündeme giren şehitlik konusudur. Bu yazıda değişik vesilelerle son yüzyılda yapılan bazı Mevlid törenlerine temas edilecektir.
Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sas) çağlar üstü örnekliği ve rehberliği önümüzde dururken, Rabbimiz hak, hakikat, adalet, ahlak, fazilet ve erdem yolunda hizmet etmeyi hepimize emretmişken, Hz. Peygamber (sas), insan-ı kâmil olmanın yollarını sünnet-i seniyyesiyle bizlere en güzel bir biçimde göstermişken, biz Müslümanların kardeşlik ahlakını ve hukukunu hiçe sayması, gönül coğrafyamızda ve dünyanın muhtelif yerlerinde umutlarını bizlere bağlayan nice mağdur ve mazlum kardeşlerimizin ümitlerini, beklentilerini ve hayallerini boşa çıkarmak anlamına gelecektir.
21.12.2015
12.01.2014
Ne mutlu bugünün kadir ve kıymetini bilip hayatını Sevgili Peygamberimizin hayatı gibi geçirmeye özen gösterenlere. Ne mutlu bu günün hürmetine kendini affettirmesi bilenlere. Ne mutlu gönlünü Allah’ın Habibine açabilenlere. Bugün Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz. Çünkü bu Yüce Rabbimizin bizlere bir emridir. Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır.
Hz. Peygamber (sas), aile kurumundaki bireysel faaliyetten sonra, toplumsal önceliği elzem olan müesses bir kurum oluşturma yoluna gitmişti. Bu manada ilk müessesesini oluşturmuştu. Bu kurum, Mekke döneminde Müslümanların ortak mekânı ve en önemli üssü konumundaki İslâm düşünce ve öğretisinin tedris edildiği, genç sahabe Erkam b. Ebi’l Erkam’ın evine nispetle isimlendirilen Darü’l-Erkam’dır.
07.01.2014
08.03.2013
Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi, Kumdan ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi! Lâkin, o ne hüsrandı ki; hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi;
Allah’a ve peygamberine olan sevgimiz, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla mümkündür. Nitekim Kuran’ı Kerim bu sevgiyi ispatlamanın yolunun Resulüne itaatten geçtiğini şöyle vurgulamaktadır. De ki: "Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.” Bununla birlikte Yüce Allah Rasûlüne itaatin yanında mü’minlerden Hz Peygamberin canını kendi canlarından bile üstün tutmalarını istemiş ve bu konuda şöyle buyurmuştur: “Peygamber, mü’minler için kendi canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir.”
19.01.2013
29.01.2012
Hz. Peygamberin hayatı boyunca insanlığa karşı davranışlarındaki en temel düşüncelerden birisi hoşgörü olmuştur. O, "Sen Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et."ayeti ışığında insanlara hoşgörülü yaklaşarak dini tebliğ etmiştir. Bu davete karşı insanların sert, katı ve kaba olmaları Onu bu ilkeden vazgeçirmemiştir. Taif seferi sırasında Hz. Peygamber'e karşı yapılan çirkin saldırı karşısında Onun affedici tutumu ve bu kavmin helakine değil de ıslahına dua etmesi güzel bir örnektir.
Günümüz dünyasında son derece ihtiyaç duyduğumuz birlikte yaşam hukuku ve ahlâkının temellerini Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz atmış olup, bütün insanlığa ve özelde de Müslümanlara göstermiş ve uygulamalarını tayin etmiştir. Kutlu elçinin yolunu takip edenler, O (s.a.v.)’nun ortaya koymuş olduğu birlikte yaşam ahlâkı ve hukuku ilkelerini kutlu elçinin getirdiği temeller üzerine inşa etmek suretiyle günümüz dünyasına büyük değerler katacak, insanlığın huzur ve saadet içinde yaşayacağı bir yaşam alanı oluşturmuş olacaklardır.
14.04.2015
14.04.2015
“Birbirinizle ilişkiyi kesmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Birbirinize kin gütmeyin! Birbirinize haset edip, kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları KARDEŞ olun!” (Hadis-i Şerif)
Hz. Peygamber'in getirdiği dine “İslâm” isminin verilmesi ve bu kelimenin teslim olmak, boyun eğmek gibi anlamlarının yanı sıra sulh, barış ve uzlaşma gibi anlamlarının da bulunması, bu dinin müsamaha ve hoşgörü dini olduğunu göstermektedir. İslam dini, Allah'ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir. Kuran ayetlerinde, insanlar, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği tek hayat şekli olan İslam ahlakına çağrılmaktadır.
29.03.2015
29.03.2015
Resûl-i Ekrem Medine'ye hicret ettiği sırada burada bütün şehir halkını kapsayan bir idârî yapı mevcut değildi. Her kabile kendi içinde birlik oluşturuyordu. Hz. Peygamber, kardeşleştirme müessesesi ile Müslümanlar arasında birliği sağlamlaştırdıktan sonra şehre, Müslümanları, gayrı müslim Arapları ve Yahudileri içine alan ve daha önce Medine tarihinde hiç rastlanmayan bir siyâsî-sosyal yapı getirdi. Bu yapı, etnik kökenleri ve dinleri farklı çeşitli gruplardan, federasyonlardan oluşan bir konfederasyon idi. Bu teşebbüs her şeyden evvel şehir halkının barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak gayesini taşıyordu.
Efendimiz (s.a.v.), bayram namazlarına kadınların ve çocukların da katılmalarını ister, erkeklerle bayramlaştıktan sonra kadınların yanına gider onlarla da bayramlaşırmış. Kimse suçluluk duygusu yaşamadan rahat rahat camiye girer, namazını kılar, dinlenir, zikirle meşgul olur, sohbet eder, hatta ticari anlaşmalar bile bağlanırmış. Orada ibadetlerini yapabildikleri gibi, devlet işlerini de mahkeme işlerini de gören Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e kadınlar da rahatlıkla sorularını sorar cevaplarını da zevkle dinlerlermiş. Hane-i Saadetleri de mescide açıldığı için Efendimiz (s.a.v.)’in eşleri de değil beş vakit, 24 saat çoluk çocukla berber hep mescidin içindelermiş.
29.03.2015
20.09.2013
Hz. Peygamber döneminde cami eğitiminin hedef kitlesi çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkek ayrımı gözetilmeksizin bütün Müslumanlardan oluşuyordu. Günümüzde ise, erkek cemaatin camilerde sunulan hutbe, vaaz ve diğer etkinlikler yoluyla önemli ölçüde yaygın din eğitimi hizmeti aldığı, ancak kadınlarıncami eğitiminden yeterince yararlanamadığı görülmektedir. Din hizmetleri alanındaki bu eksikliğin giderilerek cami eğitimini kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı yapılmaksızın toplumun tamamını kuşatacak bir özelliğe kavuşturmak son derece önemlidir.
Dağınık şeyi toplamak, biriktirmek, birleştirmek, elbise giymek anlamındaki "c-m-`a" kökünden türeyen câmi', toplayan, bir araya getiren, birleştiren, müellif, mürettip demektir. Dinî terim olarak, toplu ibâdet edilen yerlere denir. Kur'ân ve sünnette câmi, mescid kavramı ile ifade edilmiştir. Mescid; secde edilen yer demektir.
20.09.2013
19.09.2013
Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu Teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır. Hadis-i Şerif Kim, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirirse, Allahu teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarında, onu sıkıntılardan kurtarır.. Hadis-i Şerif
Kurban bizi alsın ve götürsün bir yakınlık diyarına... Ey yakınlığına muhtaç olduğumuz!... Yoluna kurban olduğumuz… Yakınlığını ver bize… Lebbeyk Allah’ım… Lebbeyk.. Kurbanımızı kabul, dualarımızı makbul eyle…
26.09.2014
25.09.2014
 1 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam385
Toplam Ziyaret511110
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 16° 11°
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ