• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunumvaaz.vaaz

Vaazın Yeni Yüzü

VAAZ

Anasayfa

Peygamberimiz (sav), "İlim öğreneni Allah ummadığı yerden rızıklandırır" buyurmuştur. Şeytan gelecek endişesi ile insanları korkutarak dünyaya daldırmak suretiyle ilim yolundan alıkoymaya çalışabilir. Oysa Allah (cc) yolunda İlim öğrenmeye çalışanın hem dünyası hem ahireti Cenab-ı Hak’kın koruması altındadır. "Her kim ilim tahsil için yola çıkarsa, bu yüzden Allah ona cennete girecek yolu kolaylaştırır." (Müslim) "İslamiyet’i yaşatmak için okurken ölen kimse ile, Peygamberler arasında bir derecelik fark vardır." (Darimi)
Değerli müminler, Peygamberimize göre ahlâk herşeydi. O, ahlâka o kadar önem verirdi ki, dinin ne olduğunu soranlara, dinin güzel ahlâktan ibaret olduğunu söylerdi. Hatta ahlâkı güzel olmayanın; konuştuğu zaman yalan söyleyenin, söz verdiği zaman sözünde durmayanın, emanete hıyanet edenin -diğer dinî vecibelerini yerine getirmiş olsa bile- olgun mümin olamayacağını söylerdi. Onun hayatını inceleyenler, onun ne yüksek bir ahlâka sahip olduğunu göreceklerdir. 0, kim olursa olsun, herkese iyi muamele eder, kimseyi incitmez, ayıplamaz ve kırmazdı. Ebû Saîd el Hudrî (r.a.) anlatıyor. "Birgün Bedevilerden biri Peygamberimizden alacağını tahsil etmeye gelmişti. Edep ve terbiye ölçülerini aşarak Peygamberimize kaba ve sert sözler söyledi. Ashab-ı kiram bedevînin bu hareketine kızarak Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun? dediler. Bedevî hiç aldırmadı: Ben hakkımı istemeye geldim, dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz Ashab'a Siz onun tarafından olacaktınız. Çünkü bu adam hakkını istiyor, buyurdu.
15.12.2016
11.12.2016
İslam dininin girdiği her yerde medeniyetler kuruldu, ilahi adalet dağıtıldı, insanlığa insanlık ve hürriyet öğretildi. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in risaleti, insanlık için adeta bir reçete oldu. Çünkü ilahi nur o risaletteydi. Günahlarımızın affettiricisi, “Sen olmasaydın bu âlemleri yaratmazdım.” Sözünün muhatabı, Hatemü’l-Enbiya, Hatemü’n-Nebiyyin, Nebiyyi’s-Sekaleyn, Habibu’l-lah, Fahr-i alem, Fahr-ı kainat,, Seyyidu’l-murselin, Seyyid-i kainat, Hace-i kainat, Server-i enbiya, Peygamber-i ekber, Resu’l-ullah, biricik insan sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in temiz ruhuna binlerce salat ve selam olsun…
Ne mutlu bugünün kadir ve kıymetini bilip hayatını Sevgili Peygamberimizin hayatı gibi geçirmeye özen gösterenlere. Ne mutlu bu günün hürmetine kendini affettirmesi bilenlere. Ne mutlu gönlünü Allah’ın Habibine açabilenlere. Bugün Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz. Çünkü bu Yüce Rabbimizin bizlere bir emridir. Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır.
11.12.2016
07.01.2014
İşte böylesine hercümerç bir ortamda Mehmet Akif'i biz, Milletini doruk noktada seven, Milleti için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ve kaçınmamayı telkin eden mısraların sahibi olarak görüyoruz. O, Bir realiteyi resimlendiriyor. Ve Milletini bu espri ile tarif ediyor... Milletinin tarifini, o Millete vücut veren mefkure (ülkü-hedef) birliği olarak hatırlatıyor; o birliğin yok edilmemesi, muhafaza edilmesi gerektiğini haykırıyor… Kanımca Safahat her evde -bu milletin fikri trendini takip etmek için- bulundurulması ve okunması gereken bir baş kitaptır…
Hz. Peygamber (sas), aile kurumundaki bireysel faaliyetten sonra, toplumsal önceliği elzem olan müesses bir kurum oluşturma yoluna gitmişti. Bu manada ilk müessesesini oluşturmuştu. Bu kurum, Mekke döneminde Müslümanların ortak mekânı ve en önemli üssü konumundaki İslâm düşünce ve öğretisinin tedris edildiği, genç sahabe Erkam b. Ebi’l Erkam’ın evine nispetle isimlendirilen Darü’l-Erkam’dır.
27.12.2013
08.03.2013
Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi, Kumdan ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi! Lâkin, o ne hüsrandı ki; hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi;
Allah’a ve peygamberine olan sevgimiz, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla mümkündür. Nitekim Kuran’ı Kerim bu sevgiyi ispatlamanın yolunun Resulüne itaatten geçtiğini şöyle vurgulamaktadır. De ki: "Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.” Bununla birlikte Yüce Allah Rasûlüne itaatin yanında mü’minlerden Hz Peygamberin canını kendi canlarından bile üstün tutmalarını istemiş ve bu konuda şöyle buyurmuştur: “Peygamber, mü’minler için kendi canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir.”
19.01.2013
29.01.2012
Hz. Peygamberin hayatı boyunca insanlığa karşı davranışlarındaki en temel düşüncelerden birisi hoşgörü olmuştur. O, "Sen Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et."ayeti ışığında insanlara hoşgörülü yaklaşarak dini tebliğ etmiştir. Bu davete karşı insanların sert, katı ve kaba olmaları Onu bu ilkeden vazgeçirmemiştir. Taif seferi sırasında Hz. Peygamber'e karşı yapılan çirkin saldırı karşısında Onun affedici tutumu ve bu kavmin helakine değil de ıslahına dua etmesi güzel bir örnektir.
Günümüz dünyasında son derece ihtiyaç duyduğumuz birlikte yaşam hukuku ve ahlâkının temellerini Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz atmış olup, bütün insanlığa ve özelde de Müslümanlara göstermiş ve uygulamalarını tayin etmiştir. Kutlu elçinin yolunu takip edenler, O (s.a.v.)’nun ortaya koymuş olduğu birlikte yaşam ahlâkı ve hukuku ilkelerini kutlu elçinin getirdiği temeller üzerine inşa etmek suretiyle günümüz dünyasına büyük değerler katacak, insanlığın huzur ve saadet içinde yaşayacağı bir yaşam alanı oluşturmuş olacaklardır.
14.04.2015
14.04.2015
“Birbirinizle ilişkiyi kesmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Birbirinize kin gütmeyin! Birbirinize haset edip, kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları KARDEŞ olun!” (Hadis-i Şerif)
Hz. Peygamber'in getirdiği dine “İslâm” isminin verilmesi ve bu kelimenin teslim olmak, boyun eğmek gibi anlamlarının yanı sıra sulh, barış ve uzlaşma gibi anlamlarının da bulunması, bu dinin müsamaha ve hoşgörü dini olduğunu göstermektedir. İslam dini, Allah'ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir. Kuran ayetlerinde, insanlar, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği tek hayat şekli olan İslam ahlakına çağrılmaktadır.
29.03.2015
29.03.2015
Resûl-i Ekrem Medine'ye hicret ettiği sırada burada bütün şehir halkını kapsayan bir idârî yapı mevcut değildi. Her kabile kendi içinde birlik oluşturuyordu. Hz. Peygamber, kardeşleştirme müessesesi ile Müslümanlar arasında birliği sağlamlaştırdıktan sonra şehre, Müslümanları, gayrı müslim Arapları ve Yahudileri içine alan ve daha önce Medine tarihinde hiç rastlanmayan bir siyâsî-sosyal yapı getirdi. Bu yapı, etnik kökenleri ve dinleri farklı çeşitli gruplardan, federasyonlardan oluşan bir konfederasyon idi. Bu teşebbüs her şeyden evvel şehir halkının barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak gayesini taşıyordu.
Efendimiz (s.a.v.), bayram namazlarına kadınların ve çocukların da katılmalarını ister, erkeklerle bayramlaştıktan sonra kadınların yanına gider onlarla da bayramlaşırmış. Kimse suçluluk duygusu yaşamadan rahat rahat camiye girer, namazını kılar, dinlenir, zikirle meşgul olur, sohbet eder, hatta ticari anlaşmalar bile bağlanırmış. Orada ibadetlerini yapabildikleri gibi, devlet işlerini de mahkeme işlerini de gören Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e kadınlar da rahatlıkla sorularını sorar cevaplarını da zevkle dinlerlermiş. Hane-i Saadetleri de mescide açıldığı için Efendimiz (s.a.v.)’in eşleri de değil beş vakit, 24 saat çoluk çocukla berber hep mescidin içindelermiş.
29.03.2015
20.09.2013
Hz. Peygamber döneminde cami eğitiminin hedef kitlesi çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkek ayrımı gözetilmeksizin bütün Müslumanlardan oluşuyordu. Günümüzde ise, erkek cemaatin camilerde sunulan hutbe, vaaz ve diğer etkinlikler yoluyla önemli ölçüde yaygın din eğitimi hizmeti aldığı, ancak kadınlarıncami eğitiminden yeterince yararlanamadığı görülmektedir. Din hizmetleri alanındaki bu eksikliğin giderilerek cami eğitimini kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı yapılmaksızın toplumun tamamını kuşatacak bir özelliğe kavuşturmak son derece önemlidir.
Dağınık şeyi toplamak, biriktirmek, birleştirmek, elbise giymek anlamındaki "c-m-`a" kökünden türeyen câmi', toplayan, bir araya getiren, birleştiren, müellif, mürettip demektir. Dinî terim olarak, toplu ibâdet edilen yerlere denir. Kur'ân ve sünnette câmi, mescid kavramı ile ifade edilmiştir. Mescid; secde edilen yer demektir.
20.09.2013
19.09.2013
Yaşayan Kur’an olan Sevgili Peygamberimiz, kadının onurunun korunması adına en güzel örnekliği sergilemiş; kadınlara hakaret ya da şiddet tavrı kat'iyen sergilememiştir. Veda Hutbesinde kadınların baş tacı edilmesi gereken birer emanet olduğunu vurgulamış ve “ey insanlar, kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı size tavsiye ederim.” buyurmuştur.
Türk milleti, Akif’in eserleriyle kendini bulacak, yeniden derlenip toparlanacak, kendinin, değerlerinin, tarihinin, kültürünün, dininin, dilinin farkına varacaktır. Millet, kendi kendini farkına varmazsa yok olur gider. Akif’e dönmek demek, bir bilinç yenilenmesi demektir.
11.04.2013
07.03.2013
Cumhuriyet devrimizin en büyük, ama en büyük abide şahsiyetlerinden biri. Eğer insanların ve milletlerin yaşayışında: doğruluk, samimiyet, ahde vefa, haksızlık karşısında susmamak, bütün güzel sanatlara ve bütün ilimlere gönülden bağlanmak, merhametli ve metin olmak, gafletten, cehaletten, kinden, nefretten uzak yaşamak bin yıl sonra bile, iki binyıl sonra bile üstün vasıflar olarak kabul edilecekse, Akif binyıl sonra bile, ikibin yıl sonra bile yine abide şahsiyetlerden biri olarak anılacaktır.
O, hayal ile alışverişini kesen, her ne demişse görüp de söyleyen, hakikatin peşinde koşan, toplumdaki bütün sosyal, siyasî, ekonomik olayları “fotograf realizmi” denilebilecek bir gerçekçilikle anlatan ve bunlara çözüm yolları arayan ve üreten, kurtuluşumuzun ancak, İslâm’ın dupduru yaşandığı asr–ı saadet’e dönmekle ve İslâm’ı, asrımızın şartları içinde yeniden yorumlamakla olacağını vurgulayan ve bunu “asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” diye formülüze eden büyük bir şâir olmuştur.
07.03.2013
07.03.2013
 1 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret691131
Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 4°
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ