Anasayfa

  • 1
  •  
  • 2
  •  
 
 
Umre yolculuğu; günahlarımızdan arınarak manevi temizliği elde etmek için büyük bir fırsattır. Çünkü Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.s)’de bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara keffârettir…” (Buhârî, Umre, 1) Umre yolculuğu; mukaddes mekânların havasını teneffüs edip Sevgili Peygamberimizin doğduğu şehir Mekke’yi görebilme, kutsal mekânları ziyaret edebilme imkânını sunmaktadır. Umre Yolculuğu; dünyadayken cennete girebilme ve orada ibadet yapabilme imkânını vermektedir.
İbâdet, imanın uygulanması, hak ve doğru kabul edilen esasların günlük hayatta yaşanması olduğundan, Allah katında tâat kabul edilen her davranışın bilfiil uygulanmış, olması gerekir. Gerçek iman kulun kalbine girdiği zaman pratiğe salih amel şeklinde yansır. Allah insanlardan söz söylemelerini değil, sözlerini doğrulayacak salih amel işlemelerini ister. Niyetsiz, sadece görünürde yapılan işler ne olursa olsun, ibâdet sayılmazlar. Niyetsiz yatıp kalkmak namaz olmadığı gibi, niyetsiz aç durmak da oruç değildir. O halde kötü niyetle, veya Allah'a itaat ve yakınlık kastından başka bir maksatla yapılan işler, ibâdet olamazlar.
09.12.2014
09.12.2014
Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sas) çağlar üstü örnekliği ve rehberliği önümüzde dururken, Rabbimiz hak, hakikat, adalet, ahlak, fazilet ve erdem yolunda hizmet etmeyi hepimize emretmişken, Hz. Peygamber (sas), insan-ı kâmil olmanın yollarını sünnet-i seniyyesiyle bizlere en güzel bir biçimde göstermişken, biz Müslümanların kardeşlik ahlakını ve hukukunu hiçe sayması, gönül coğrafyamızda ve dünyanın muhtelif yerlerinde umutlarını bizlere bağlayan nice mağdur ve mazlum kardeşlerimizin ümitlerini, beklentilerini ve hayallerini boşa çıkarmak anlamına gelecektir.
Ne mutlu bugünün kadir ve kıymetini bilip hayatını Sevgili Peygamberimizin hayatı gibi geçirmeye özen gösterenlere. Ne mutlu bu günün hürmetine kendini affettirmesi bilenlere. Ne mutlu gönlünü Allah’ın Habibine açabilenlere. Bugün Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz. Çünkü bu Yüce Rabbimizin bizlere bir emridir. Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır.
12.01.2014
07.01.2014
Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi, Kumdan ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi! Lâkin, o ne hüsrandı ki; hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi;
O, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. Yepyeni bir dini, yepyeni bir kitabı insanlara tebliğ edecek elçinin, insan olmasını hiç kabullenemeyen müşrikler, kendileri gibi yiyip içen insani vasıflarla mücehhez (1) kendi içlerinden zuhur eden peygambere itaatte oldukça zorlandılar. (2)
19.01.2013
25.11.2011
Miraç hadisesinde Sevgili Peygamberimize O’nun vesilesi ile bizlere çok büyük müjdeler verilmiştir. Bu müjdeler ve bu müjdelerin mahiyetleri şöyledir. İlk olarak verilen ve ümit var olmamıza ve imanımıza sahip olmamızın ne denli önemli olduğunu vurgulayan müjde “Hz. Peygamberin ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennete gireceği” dir. Müslüman hataya düşebilir, günahlar içinde olabilir, asla imani konularda inkara gitmemeli Allah’ın emir ve yasakları inkar etmemelidir. Çünkü günahı işlemek günahı, günahı inkar etmek inkarı gerektirir.
Allah, biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz noksanlaştırmak suretiyle imtihan edeceğini bildirdikten sonra, "sabredenleri müjdele" buyurmakta ve onların kendilerine bir musîbet dokunduğunda, "biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz" dediklerini haber vermektedir. Böylece Allah, hem insanların musîbet ile karşılaşabileceklerini, hem de musîbetler karşısında nasıl tavır takınmaları gerektiğini bildirmektedir. İlâhî imtihanın dışında, musîbetlerin meydana gelmesinde üç etken daha vardır: İlâhî irade, ilâhî takdir ve insanların davranışları.
22.05.2014
16.05.2014
Bu geceler hürmetine Yüce Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozdurtmasın. Bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikelerden, afetlerden korusun. Bu önemli gecede bir arada huzur içerisinde toplanmamıza vesile olan askerlerimize ve tüm güvenlik güçlerimize kolaylıklar ihsan etsin. Vatan evlatlarımızı hainlerin tuzaklarına düşürmesin. Ümmet-i Muhammed’e iyilikler nasip etsin. Zulüm altında olan Müslüman kardeşlerimize yardım etsin. Dünya ve ahiret huzurunu kazanarak, birlikte yaşadığımız insanların ve özellikle Rabbimizin razı olacağı bir hayat cümlemize nasip etsin.
EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN! Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun Sana yönelenlere hep “gelin, gelin” diyorsun Ey Rab! Bütün kusur ve hatalarımızla beraber müsaade buyur “biz de geldik” diyelim Geldik ve şu mübarek gecede sana, Yolların amansızlığını, Nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını, Bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz
01.05.2014
01.05.2014
Bu dersimizde Regaib kandili münasebetiyle bu gecenin öneminden, bu gece yapmamız gereken ibadet ve taatten, hayır ve hasenattan, özellikle sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV)’in kısa hayatından, yaşayışından, bizlere örnek olacak davranışlarından bahsetmek istiyorum. İnşallah bu vesileyle Allah’ın ihsanına, af ve mağfiretine, lütuf ve inayetine nail oluruz. Bu geceyi ihya etmek suretiyle de Hz Peygamber (SAV)’in şefaatine nail oluruz.
Allah katında zamanların değeri birbirine eşittir. Fakat bazı zamanlarda zuhura gelen ulvî hadiseler, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Recep ayının ilk Cuma gecesine tesadüf eden REGAİB KANDİLİ de bu müstesna zamanlardan biridir. REGAİB, ihsanlar ve bol vergiler manasındadır. Allah’ın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok suçluyu bağışlaması sebebiyle bu geceye REGAİB GECESİ adı verilmiştir. Bu mübarek gece, değerli zamanlardan biridir.
01.05.2014
01.05.2014
"Regâib, Mirâc, Berâat kandilleri gibi gece âleminin tâçları ve zamanın Allah'a en yakın zirveleri ya da O'na açılmanın rıhtımları, limanları, rampaları sayılan o mübarek gün ve gecelerde, gönüller ayrı bir duyarlılıkla parıldar; ruh sonsuza doğru bir başka türlü kanat çırpar; her şey verâların ezelî şiirine dem tutar; her yanı tam bir uhrevîlik büyüsü kaplar; her sîneyi, dillerin ifadeden aciz kaldığı bir naz ve niyaz zemzemesi sarar.
Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza-i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:
01.05.2014
01.05.2014
Receb ayının çok kıymetli bir ay olduğunu Peygamber SAS Efendimiz bildiriyor. Kur'an-ı Kerim'de de dört tane ayın haram aylardan, mübarek aylardan olduğu beyan ediliyor. Bu receb ayı da, o dört haram aydan birisi... Yâni zilkàde, zilhicce, muharrem peşpeşe geliyor, hac yapılıyor. Hacca gidiliyor, hacdan dönülüyor. Ama bu receb ayı da onlardan beş ay sonra gelmiş. Sayalım: Muharrem, safer, rebîül-evvel, rebîül-âhir, cemâdel-ûlâ, cumâdel-âhire, receb... Onun için bu muhterem aya, recebül-ferd derler. Hürmet, izzet, ikram ve itibar, ceng ü cidalden uzak durmak aynen receb ayında da var...
Cenâb-ı Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır. İçinde bulunduğumuz zaman bakımından Allahü Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretini bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz.
24.04.2014
07.06.2013
Allah’ın affının, rahmet ve mağfiretinin bol bol tecelli ettiği bu gecede, her zamankinden daha çok tevbe ve istiğfar edelim. Bol bol Kuran-ı Kerim okuyalım. Kılmadığımız namazlarımız var ise kaza edelim.Yoksa nafile namaz kılalım.Büyüklerimizi ziyaret edip hayır dualarını alalım.Ölülerimizi rahmetle anıp dargınlarımızı barıştıralım.Yaşantımızla çocuklarımıza güzel örnek olalım.Bir sene boyunca yapmış olduğumuz işlerin hesabını yaparak,yanlışlarımız varsa düzeltelim.
Bu gece yapılan ibadetin fazileti çok büyüktür.Bu bakımdan Peygamberimiz(s.a.v) bu gece her zamankinden daha çok ibadet ve taatte bulunmuşlar ve Hz.Aişe’ye hitaben şöyle beyan etmişlerdir: “Ey Aişe bu gece hangi gecedir buyurduğunda” Aişe validemiz dedi ki Allah ve Rasülü daha iyi bilir.
07.06.2013
29.06.2012
 1 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam55
Toplam Ziyaret345391
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 14° 10°
Saat
Vaaza Başlama Duası

Mevlid Kandili Dua Örneği

Dua

VAAZ KILAVUZU

KURBAN DUASI
KURBAN REHBERİ